MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, Söke İcra Müdürlüğü’nün 2007/5302 Esas sayılı dosyasından 26.12.2007 tarihinde haczedilen menkullerin 25.12.2007 tanzim 15.09.2007 vadeli borcun karşılığı olarak 25.12.2007 tarihli rehinli borç sözleşmesi gereğince müvekkiline rehin verildiğini belirterek müvekkilinin haczedilen eşyalar üzerinde rehin hakkı sahibi olduğuna karar verilmesini ve eşyaların bu ayni hakka zarar gelmemek şartı ile haczedilmiş sayılmasını, istihkak iddiasının kabulünü,davalı alacaklının %40 tazminata mahkum edilmesini dava ve talep etmiş; 28.04.2008 tarihli dilekçesiyle dava konusu menkullerin satışı yapıldığından satış bedelinin davalı alacaklıdan tahsilini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, Rehin sözleşmesinin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; Söke İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/23 D.İş sayılı kararından haczedilen menkullerin rehinli olduğunun tespit edildiği ve rehinle hükümlü olarak haczine ve satışına karar verildiği ve dolayısıyla rehin alacaklısının rehin hakkından doğan alacağının zarara uğramadığı rehin iptali davası açılmadığı dolayısıyla davacının rehin hakkı sahibi olduğuna karar verilmesi talebinde hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Davacı 3. kişi vekili, Söke İcra Müdürlüğü’nün 2007/5302 Esas sayılı dosyasından 26.12.2007 tarihinde haczedilen menkullerle ilgili olarak rehin hakkı sahibi olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur. Mahkemenin red gerekçesinde belirtiği Söke İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/23 Değişik İş Kararı menkullerin rehinli olmasının hacze ve satışa engel oluşturmayacağı yönündedir. Bu durumda mahkemece öncelikle davacının geçerli bir rehin hakkına sahibi olup olmadığı belirlenmeli; bu belirlemeden sonra istihkak iddiası değerlendirilerek bu yönde de olumlu olumsuz karar verilmedir. Eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi ve istihkak yönünden olumlu olumsuz karar vermemesi isabetli görülmemiştir. Kaldıki dava konusu mahcuzlar icra yoluyla 10.03.2008 tarihinde alacağa mahsuben davalı alacaklıya satılmış; satış bedelinin tamamı 10.04.2008 tarihli derece kararı (İtirazlı)ile davacı 3.kişinin rehin hakkı değerlendirilmeden 2007/5302 Esas sayılı dosyadan davalı alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı 3.kişinin mahcuzlar üzerindeki rehin hakkına bağlı olarak açtığı istihkak davasının sonucu ;10.04.2008 tarihli derece kararının sonucunu da etkiliyeceğinden davacının dava açmakta hukuki menfaatınin varlığı kabul edilerek davanın esası yönünden karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlenle davacı3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy