MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı şirkete trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu, hasara uğrayan karşı araç malikine 7.900.00 TL ödendiğini, başvuruya rağmen davalı ... şirketince zararın karşılanmadığını belirterek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, araçlardaki hasarların birbiriyle uyuşmadığını ve tutanaktaki gibi olamayacağını, temerrüde düşmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, karşı araçtaki hasarın belirtilen şekilde gerçekleştiği ve trafik sigortası teminatında kaldığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, 6.712.79 TL’nın, 03.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verimleş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hukukçu ve mali müşavir bilirkişilerden alınan rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalı vekili, sigortalı araç ile zarar gören araçtaki hasarlı parçaların, çarpma noktaları ve araçların yükseklikleri dikkate alındığında tutanaktaki gibi olamayacağını, hasarların birbiriyle uyuşmadığını savunmuştur. Kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen 17.12.2008 tarihli kaza tespit tutanağında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı davacı aracı seyir halindeyken, yolun buzlu olmasından dolayı kayarak park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiği açıklanıp, araçların son duruş şekli ve çarpma noktaları çizilen krokide belirtilmiştir. Her iki aracın da hasarlandığı, davacının karşı araç için 7.900.00 TL ödeme yaptığı dosyadaki fotoğraflardan ve faturadan anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Diğer yandan HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır. Uzman olmayan hukukçu ve mali müşavir kişilerden alınan rapor esas alınarak hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları, araçların fotoğrafları, hasarlı noktalar ve dosya kapsamı dikkate alınarak, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişiden, kazanın iddia edilen yer ve şekilde meydana gelip gelmeyeceği ve hasar miktarının tesbiti için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.