(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 35) (1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; karar da yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının aracının zorunlu mali sorumluluk sigortasının müvekkilince yapıldığını, sürücü ve malik olan davalının ehliyetsiz olarak neden olduğu kazada zarar görenlere müvekkilince tazminat ödendiğini, ancak bu zararın teminat dışı olduğunu ileri sürerek,1.759,00 TL'ın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.741,00 TL'nın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak davada vekille temsil edilen davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Oysa ilke olarak, davada haklı çıkan lehine vekalet ücreti hükmedebilmesi için, o tarafın davanın başından sonuna kadar vekil (avukat) tarafından temsil edilmiş olması şart değildir. Avukatın, yargılamanın herhangi bir safhasında herhangi bir işlem yapması, layiha verilmesi dahi vekalet ücreti takdirini gerektirir. Zira, vekalet ücreti, hasmın vekil tutmaya zorlanmasının ve vekilinin hukuki yardımının karşılığıdır. Nitekim, hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 5. maddesinde, hangi aşamada olursa olsun, dava kabul eden avukatın, tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı hüküm altına alınmıştır. Avukatın celselere katılması avukatlık ücretinin verilmesi için ön koşul olmayıp, davayı dilekçeler vermek suretiyle takip etmesi tarifeler uyarınca hak ettiği ücretin tamamını kazanması için yeterlidir.
O halde, mahkemece davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMKnun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinin sonuna gelmek üzere, 575,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy