MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik ve ... bulunan aracın, trafik kazasında davalı şirkete kasko sigortalı araca zarar verdiği iddiası ile müvekkiline müracaat edilmesi üzerine davalı tarafa trafik sigortasından 5.750 TL, ...'dan 1.036 TL ödeme yapıldığını, bilahare Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemnesi'nin 2007/516 Esas sayılı dosyasında hasara sebebiyet verenin dava dışı... plakalı çekici ile... plakalı dorse olduğunun tesbit edildiğini belirterek 6.786 TL'nin 20.2.2007 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/516 Esas sayılı dosyasında taraf olmadıklarını, o dosyada hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun kendilerini bağlamadığını, trafik kazasının iki aşamada meydana geldiğini, birinci aşamadaki kazada davacı şirkete sigortalı aracın sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlalden tamamen kusurlu olduğunu, trafik kazası tesbit tutanağında zarar verenlerin açıkca gösterildiğini, birinci kaza nedeniyle uğranılan bir zararında mevcut bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşutur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 6.786 TL tazminatın 20.2.2007 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı ... şirketine ...'lı araçla birlikte üç aracın karıştığı trafik kazası sonucu, davalı şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen zararın tamamının 3.kişiye ait aracın çarpması nedeniyle oluştuğu iddiasıyla, davacı tarafından davalı tarafa yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
Olayla ilgili olarak düzenlenen 29.4.2006 tarihli kaza tesbit tutanağından, Orhangazi Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/201-2007/43 sayılı dosya kapsamında yine Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/516-2009/90 sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ile eldeki dava dosyasında alınan rapordan davacı şirkete ... ve ...'lı bulunan aracın, davalı ... şirketine kaskolu araca arka sağ tampon köşesinden çarptığı bu nedenle davacıya sigortalı aracın sürücüsü ...'a arkadan çarpmak kuralını ihlalden %100 kusur verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporlarının tamamında trafik kazası iki ayrı olay (kaza) olarak değerlendirilmiş; birinci olayda yukarıda açıklandığı üzere ...'ın %100 kusurlu olduğu, bu kazanın oluşumundan sonra tutanak mümzileri ile birlikte davacı ve davalı şirkete sigortalı araçların sürücülerinin kendi güvenlikleri ile bir başka kazaya sebebiyet vermemek için ikaz ve uyarıcı levhaları koyarken aynı istikametten seyir halinde olan 3.aracın (dorse ve çekici) sürücüsü dava dışı...'ın hızını azaltmaması, zeminin ıslak olmasından dolayı kaza yapan araçları son anda fark ederek durmak için ani fren yapması nedeniyle çekiciye bağlı dorsenin sol arka lastik üst kısmındaki profil kısmı ile kazadan dolayı olay yerinde bulunan davalı şirkete kasko sigortalı otomobilin sağ yan arka kısmından sağ yan ön kısmına kadar tamamıyla hasar vererek aracı 4 mt sürüklemesi suretiyle oluşan 2.kazadan dolayı...'ın %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Birinci olayda sürücü ...'ın davalı taraf aracına arka kısmından çarpması nedeniyle, araçta ufakta olsa bir hasar meydana geldiği, Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesinin
2007/516 Esas sayılı dosyasında 4.7.2008 tarihinde yapılan keşifte dinlenen tutanak mümzileri ...'ın beyanı ile sabit olduğu gibi bu durum hayatın olağan akışına da uygundur. Bu nedenle davalının taraf olmadığı Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/516 sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan 8.1.2009 tarihli raporda, hasarın tümünün...'ın aracının çarpması ile oluştuğu, ...'ın çarpmasının hiçbir hasar doğurucu veya artırıcı etkisi olmadığı yönündeki görüşlerine katılmak mümkün değildir.
Eldeki dosyada uzman bilirkişiden alınan 13.1.2010 tarihli rapor oluşa uygun olup, birinci kaza (çarpışma) nedeniyle davalı tarafa kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarının 1.815,90 TL olduğu, davacı tarafça yapılan 6.786 TL ödemeden bunun mahsubunun gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, olaya ve dosya kapsamına uygun bulunan 13.1.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Koç ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Koç ...'ye geri verilmesine 10.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy