MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın kaza sonucu hasarlandığını, eksper raporuna göre 10.135 TL tutarında hasar meydana geldiğini, davalının 700 TL ödeme yapıp bakiyesini ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 9.435 TL'nin tahakkuk tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 13.3.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak toplam 10.285 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili hasarın çarpma, çarpılma olmadan davacının motoru yağsız veya az yağla çalıştırması ve gaza aşırı basması neticesinde blok patlaması sonucu meydana geldiğini bu halin teminat dışında kaldığını, tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.267,03 TL'nin 28.11.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2.
maddesi gereğince "aracın tam ziyana uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki gerçek değeri ödenir. Onarım masrafları sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar yada taşıt onarım kabul etmez bir hale gelirse taşıt tam ziyana uğramış sayılır" hükmü öngörülmüştür.
Dosyada mevcut 27.2.2007 tarihli ekspertiz raporunda, sigortalı aracın ağır hasarlı olduğu, sigorta bedelinin 12.650 TL olup, KDV hariç onarımı için parça ve işçilik bedeli toplamının 10.079,55 TL, piyasa değerinin 10.000 TL edeceği belirtilmiştir. Hükme esas alınan 01.03.2009 ve 12.6.2009 tarihli raporlarında, aracın perti ile ilgili eksper raporunda tesbit yapılmadığından zarar miktarının perte göre belirlenmesinin mümkün olmadığı bildirilmiş eksik inceleme sonucu düzenlenen bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
TTK'nun 1283.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlanan kimsenin ancak gerçek zararını ödemeye mecburdur.
Bu durumda mahkemece, yapılacak ..., İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi kurulundan yukarıda değinilen eksper raporu, dosya kapsamı ve kasko sigortası genel şartları da gözetilerek sigortalı aracın onarımının ekonomik olup olamayacağı, ekonomik ise hasar miktarının tesbiti, ekonomik değil ise; kaza tarihindeki ikinci el satış fiyatı ile hasarlı aracın miktarı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde onarım giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de, davalı taraf kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirmiş olup davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince, davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu yada olumsuz hiç karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.