Davacı ... ile davalılar ... ve ... aralarındaki dava hakkında Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.02.2009 gün ve 2007/231 -2009/57 sayılı hüküm Darenin 21.12.2009 gün ve 2009/10298 - 8645 sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R –
Davacı vekili, davalı borçlu ... ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını, bu nedenle borçlunun dava konusu taşınmazlarını davalı ...’e satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... duruşmaya gelerek, diğer davalı ... de vekili vasıtasıyla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı borçlu adına kayıtlı araçlar ve kendisi adına kayıtlı taşınmazlar ile babasından miras kalan taşınmazlar bulunduğu için aciz halinin gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dairenin 21.12.2009 tarih ve 2009/10298-8645 sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiş,bu kez davacı ... vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davaları elinde kati (İİK.nun 143. md.) yada geçici (İİK.nun 105. md.) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Aciz belgesi davanın dinlenebilme koşulu olup, mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. Somut olayda borçlu davalının adresinde her iki icra dosyasında 23.10.2007 tarihinde yapılan haciz işlemleri sırasında borçlunun 550.00 TL. değerinde menkul malı haczedilmiş ve başkaca haczi kabil
malının bulunmadığı tutanağa geçirilmiştir. Ayrıca, davalı 3. kişi ... tarafından borçluya ait olduğu bildirilen borçlunun kendisine ait Ankara ili 39414 Ada 1 sayılı parseldeki payına ilişkin tapu kaydı ve babasından kendisine kalan Tunceli ilinde kain 5 parça taşınmazdaki paylarına ilişkin tapu kaydı ile 2 adet araç kayıtları ibraz edilmiş ise de taşınmazların ve araçların değerinin üzerinde bulunan rehin ve hacizleri dahi karşılayamayacağı anlaşılmaktadır.Bu durumda borçlu davalının aciz halinde olduğunun kabul edilerek davanın esasına girilmek suretiyle tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Kabule göre de; aciz halinin gerçekleşmediği kabul edilerek dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği halde davalı ... yararına maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücreti verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ : Davacı vekilinin karar düzeltme isteği yerindedir, kabulü ile dairenin 21.12.2009 tarih ve 2009/10298-8645 sayılı düzelterek onama ilamının kaldırılarak hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme ve temyiz peşin harcının davacıya geri verilmesine 8.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.