(1086 S. K. m. 163, 179, 187) (2004 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 3. kişi, borçludan 03.05.2007 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satın aldığı 48 X XXXX plakalı araç üzerine konulan hacizlerin, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak kaldırılmasını istemiştir.
Davalı borçlu, aracı davacıya sattığını ancak tescil işleminin davacının görevi olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, usule uygun olarak açılmış istihkak davası olmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1. İster yasa, isterse hakim tarafından belirlenmiş olsun kesin önel içinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu önel geçtikten sonra yerine getirilmesi mümkün değildir (HUMK md. 163). Bu nedenle davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek için getirtilen kesin önel kuralı, yasanın amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öyleyse kesin önelin hukuki sonuç doğurması için ara kararın usulüne uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kesin önele ilişkin ara karar yanlış anlamayı önleyecek şekilde açık ve eksiksiz yazılmalı, verilecek süre yeterli olmalı, önele uymamanın hukuksal sonuçlan hatırlatılmalıdır.
Somut olayda, 24.08.2009 tarihli oturumdaki ara kararla, davacı vekiline alacaklı A....Bank'a dava dilekçesinin tebliği için 10 günlük kesin süre verilmiş ise de verilen önelin sonuçlarının hatırlatılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, önele uymamanın hukuksal sonuçları hatırlatılmadığı için verilen ara karar usulüne uygun değildir.
2. Bir dava dilekçesinde, hangi unsurların bulunduğu HUMK'nun 179. maddesinde belirtilmiştir. Bu unsurlardaki eksikliğinin mahkemece dikkate alınabilmesi için davalıların ilk itiraz olarak ileri sürmesi gerekmektedir (HUMK. m. 187/7). ilk itiraz olarak ileri sürülmemiş ise mahkemece davacı tarafa noksan görülen hususlar süre verilmek suretiyle tamamlattırılabilir. Somut olayda böyle bir itiraz bulunmamaktadır.
3. İstihkak davasında alacaklı zorunlu olarak davalıdır. Davacı 3. kişi asil tarafından verilen dava dilekçesinde alacaklılar taraf gösterilmemiş olmakla birlikte dava dilekçesine ekli aracın üzerindeki hacizleri gösterir trafik kaydı belgesinde, araç üzerindeki hacizlerin icra dosya numaralan belirtilmiştir.
Yapılacak iş, İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3425 Esas sayılı dosyası istenilerek, anılan dosyanın alacaklısı ile diğer dosya alacaklısı A.... Bank'a ve M....... Vergi idaresine usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek öncelikle taraf teşkili sağlanmalıdır.
Bundan sonra, vergi idaresinin 6183 Sayılı Yasaya göre yaptığı icra takiplerine dayalı istihkak davalarının aynı yasanın 68. maddesi hükmü gereği, dava değerine göre sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ve görev konusu, kamu düzeni ile ilişkin bulunduğundan mahkemece resen görevsizlik kararı verilerek davanın değerine göre dosyanın görevli asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Diğer alacaklılar yönünden ise, taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda 1-2-3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı 3. kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine 15.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy