MAHKEMESİ :Isparta Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının maliki olduğu aracın neden olduğu kazada, dava dışı üçüncü kişinin yaralandığını ve sonra öldüğünü, alkollü sürücünün tam kusurlu olduğunu, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası olmadığı için müvekkilince yapılan 17.473,19 TL ödemenin 813,00 TL işlemiş faiziyle davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracı haricen sattığını, bu nedenle işleten olmadığını, buna göre sorumlu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, olayda dava dışı yaralanan ...’ın da 1/8 oranında kusurlu olduğu, buna göre taleple bağlı kalınarak 17.473,19 TL ödemenin yerinde olduğu, ancak alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki 2 numaralı bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2/A-Davacı vekili, davalının tam kusuruna göre, icra dosyasında 17.473,19 TL zarar bedelinin tahsili istenilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ise davalının 7/8 oranında kusurlu olduğu ve esasen zararın 24.775,80 TL olduğu için 17.473,19 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa mahkemece, davacının istemini oluştururken tam kusura göre 17.473,19 TL tazminat ile kendini bağladığı gözetilerek, bu durumda 7/8 kusur oranına göre 15.289,04 TL asıl alacağa göre istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, HUMK.nun 74. maddesinde yazılı taleple bağlılık ilkesi dikkate alınmamak suretiyle, talep aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
B-Ayrıca, mahkeme kararında itirazın iptali isteminin kabulüne karar verilmekle, takip talebinde asıl alacak ile birlikte 813,00 TL işlemiş faiz alacağının toplamına temerrüt faizi istenilmiş olduğundan, takibin devamına ilişkin kurulan hükümde BK'nın 104/son maddesi gereğince, gecikme faizi alacağına faiz yürütülemeyeceği kuralına aykırı şekilde hüküm kurulmuş olduğundan, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.