MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2008/27496 Esas sayılı dosyasından, borçlu şirketin borcundan dolayı davacı 3.kişi şirkete ait işyerlerindeki malların 15.12.2008 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, ispat külfetinin davacıya ait olduğunu ve sunulan belgelerin yeterli olmadığından, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Borçlu duruşmalara gelmemiş ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edildiği, hacizli malların bir kısmının davacı kayıtlarında görülmediği bir kısmı için ise sunulan belgelerin, karine aksinin ispatına elverişli bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası niteliğindedir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı 3.kişinin defterlerinin kapanış onayları bulunmadığından TTK’ 69. maddesine göre davacı
yararına delil niteliği taşımadığından, mülkiyet karinesinin aksinin kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanmamış bulunmasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava reddedilmiş ve teminat karşılığı takibin durması kararı verilmiş olması nedeniyle İİK’nun 97/13 maddesi uyarınca davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi yerinde ise de, tazminat matrahında hata yapıldığı anlaşılmıştır.
HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken matrah belirtilmeden “İİK’nun 97/13 gereğince %40’ı oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine” denilmek suretiyle açık olmayan ve infazda duraksama uyandıracak şeklinde hüküm kurulmuş olması da hatalıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davaı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bette açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.bendinin çıkartılarak yerine “Hacizli malın değeri olan 4.700,00TL'nin %40'ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine“ ibaresinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.