MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... aleyhine takip yaptıklarını borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek davalı borçlunun İzmir, Çeşme İlçesi ..., Mahallesi ... mevkii ... parselde kain, dubleks dairesini diğer davalı ...’e satışına ilişkin tasarrufun iptali ile taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili mali durumun bozuk olmasından dolayı satışın yapıldığını, satışta muvazaanın bulunmadığını, bedelin de düşük olmadığını aynı taşınmaz için başka bir alacaklı tarafından açılan davanın reddedildiğini ve kararın onandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...de cevabında bedelin düşük olmadığını, taşınmazı alacak mali gücü bulunduğunu dava konusu edilen yerden başka daire de satın aldığını, satışta muvazaa olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalılar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğuna ve 3. kişi ...’in borçlunun durumunu bildiğine dair davacı tarafça hiçbir delil sunulmadığı gibi bu yönlerin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafın iddia ettiği, 3. kişi ...’in sigortalı çalıştığı şirketin ortağı ve yetkilisi ......., ile borçlu ...ün Galeri Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş’de hissedar oldukları ticaret sicili kayıtları ile belirlenmiştir. 3. kişi ...’in ise SSK kayıtlarında gösterilen ve davalı borçlu ile Galeri Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş’de ortak olan ......in ortağı ve yetkilisi olduğu şirketlerde çalıştığı anlaşılmıştır. İİK.'nun 280/I. fıkrasına göre malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Bu durumlara nazaran 3. kişi ...’in borçlunun mali durumu ve alacaklılardan mal kaçırmak kastını bilebilecek durumda olup olmadığı belirlenmeden, davalılar arasındaki aynı ilişkilerin ileri sürülmediği başka bir davada verilen red kararı da gerekçe gösterilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05/07/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.