MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Hazine vekili, davalı borçlu Şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu şirket hisselerinin bir kısmın davalı ...’a bir kısmını da davalı ...’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi ... davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... duruşmaya katılmış, ancak savunma yapmamıştır.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece İş Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda iddia, savunma toplanan delillere göre davalı borçlu hakkında aciz belgesi sunulmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 4.6.2007 tarih 2006/19988 Esas 2007/9206 Karar sayılı ilamıyla “6183 sayılı Yasanın 24.maddesi gereğince açılan tasarrufun iptaline ilişkin davaların genel hükümlere göre bakılacağı, İş Mahkemelerinin özel nitelikte mahkemeler olması nedeniyle genel mahkeme sayılamayacağı bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken iş mahkemesi sıfatıyla davanın sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle” bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilmiş, yargılama sonunda 1998/254 esas sayılı takip dosyasının kesin süre içinde mahkemeye sunulmaması ve diğer takip dosyaları yönünden de borçlu hakkında düzenlenmiş aciz vesikası bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş hüküm yine davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 02/04/2009 tarih 2008/5825 Esas ve 2009/2025 Karar sayılı ilamda davanın 6183 sayılı AATUHK.nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu 506 SSK.nun 80.maddesinin 4.fıkrasında " Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı AATUHK.nun hükümleri uygulanır.” aynı maddenin 6.fıkrasında da " Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir." denildiği somut olayda daha önce iş mahkemesi sıfatıyla verilen karar Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 4.6.2007 tarih 2006/19988-2007/9206 E-K sayılı ilamı ile görev yönünden bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de görevin kamu düzenine ilişkin olduğundan ve kamu düzeni ile ilgili hususlarda usule ilişkin kazanılmış hak oluşmayacağından (HGK.nun 29.3.1995 tarih 14/855-242 Ek kararı) bahisle hükmün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine dosyanın Bilecik Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğu hallerde mahkemenin görevli ve yetkili mahkemeyi kararda göstermesinde yasaya aykırı bir yön olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine
2-25/04/1945 gün ve 21/7-9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde mahkemenin yargılama giderleri ile ilgili de bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde bu hususu görevli ve yetkili mahkemeye bırakması ayrıca dosyanın talep halinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi
gerekirken “istek halinde” şerhinin yazılmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan ”Dosyanın” kelimesinden sonra gelmek üzere “istek halinde” ibaresinin yazılmasına, 3. bendin tamamen çıkarılarak yerine “Davacı Kurum tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... için hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’a verilmesine,” yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 5.7.2010 gününde oybirliğiylekarar verildi.