MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının desteğinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 5.000TL destekten yoksun kalma tazminatını, 5.000 TL manevi tazminatını, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... şirketinden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 13.639,30 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesiyle, tüm kusurun ölen yayaya ait olduğunu, davacının destek zararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının 8.000 TL lik maddi tazminat talebi tüm masraf, vekalet ücreti ve ferileri ile birlikte davalı ... tarafından 25.7.2008 tarihinde ödendiği ve konusu kalmadığı anlaşılmakla bu miktar alacak yönünden davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacının bakiye 5.699,30 TL maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.329,40 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline. Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... den müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olmasına rağmen manevi tazminat konusunda yeniden hüküm kurulması ve davalı ... şirketinden manevi tazminat istemi bulunmamasına rağmen red edilen manevi tazminat kısmı gereği davalı ... lehine de avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 9. bendindeki “red edilen manevi tazminat yönünden 1.000,00 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalılara verilmesine ” tümcesinin çıkarılmasına ve yerine ilk hükümde olduğu gibi “red edilen manevi tazminat yönünden 500 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalılar ... ve ...’ye verilmesine " tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş
bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcından mahsubuna 5.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.