MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde beyanda bulunanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişiler, ... İcra Müdürlüğünün 2009/11 Esas sayılı dosyasından, 26.11.2009 tarihinde, borçlu ...ün borcundan dolayı davacı Köy tüzel kişiliğine ait 9621 nolu, ...’a ait TR 2551-10.2285 nolu hayvanlar ile ...’ye ait ziraat aletlerinin haczedildiğini belirterek, istihkak iddialarının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, tensiple dava dilekçesinde davalı olarak kimsenin gösterilmediği, açıkça beyanda bulunma maksatlı düzenlendiği ve sehven esasa kaydedilen dosya hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiş; hüküm, beyanda bulunanlar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3 kişilerin İİk’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz hakim tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.
H.U.M.K’nun 76.maddesinin kapsadığı bu ilke ışığında uyuşmazlığın 3.kişinin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile İİK’nun 97/11.maddesi hükmünce genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak duruşma açılması tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, İİKnun 97. Maddesine göre, istihkak davaları takip alacaklısı ile istihkak iddiasına karşı çıkan borçluya yöneltilir. Dava dilekçesinde, alacaklının davalı olarak gösterilmemesi tamamlanabilecek maddi hata olup dairemizin giderek Yargıtay’ın uygulamasına göre alacaklının daha sonra davaya katılmasını sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması olanaklıdır.(HUMK.80)
Somut olayda, borçlu haciz sırasında dava konusu malların davacılara ait olduğunu ileri sürdüğüne göre hasım olmasına gerek yoktur. Alacaklının kimliği ve adresi ise takip dosyasında mevcut olduğundan, bu bilgiler ışığında alacaklıya dava dilekçesi ve davetiye tebliğ olunarak davaya katılması suretiyle, taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak taraf teşkili tamamlanmak suretiyle ve tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, beyanda bulunların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy