MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, ... 1.İcra Müdürlüğünün 2007/1640 Esas sayılı dosyasından borçlu ...’ın borcundan dolayı davacı 3.kişinin işyerindeki malların 16.05.2007 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edildiğini, haciz mahallinde borçluya ait kartvizit ve kasa fişi bulunduğunu, kapıda borçlunun ticari unvanının olduğunu ve İİK’nun 44 ve BK’nun 179.madde koşullarına uygun işyeri devri olmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Borçlu şirket temsilcisi, duruşmada hacizli malların davacıya ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 17.09.2009 tarih, 2009/6223 Esas ve 2009/5551 karar sayılı ilamı ile borcun doğumundan sonra borçlunun işyerini 3.kişiye devrettiği, ancak bu devrin İİK’nun 44.maddesinde belirtilen yasal koşullara uygun yapılmadığı gibi BK’nun 179.maddesine göre de 3.kişinin devir aldığı işyerinin borçlarından sorumlu olduğundan davanın reddi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi ve lehe tazminat takdir edilmediği gerekçesi ile davalı alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı 3.kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı alacaklı vekilinin temyizine gelince:
Davacı 3.kişinin davası red edilmiş ve İcra Mahkemesince teminat karşılığı dava konusu malların satış bedelinin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş olduğuna göre İİK.’nun 97/13. maddesi gereğince bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geciktiğinden, alacaklı yararına % 40 tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine 2.nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün fıkrasına 4.bent olarak “Dava konusu hacizli mallarla isabet eden ihale bedeli 3.703,57 TL üzerinden %40 tazminat tutarı olan 1.481,00 TL nin davacı 3.kişiden alınarak davalı alacaklıya verilmesine “ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı 17,15 TL peşin harcın onama mahsubuna ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 5.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.