MAHKEMESİ :... Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkiline ait ve kasko sigortası davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olan araç ile karıştıkları kazada müvekkiline ait aracın hasarlandığını ve belirlenen 9.250,00 TL tazminatın davalılarca ödenmediğini, 259,75 TL' işlemiş faizi ile birlikte alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine davalılarca itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, limit ve kusura göre gerçek zararla sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın iptaline, inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, TTK.nın 1299/1.maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK.nın 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 ... günü içinde sigortanın tazminatı ödemekle yükümlülüğü olup, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmiş olur. Bir başvuru yapılmaksızın icra takibi başlatılması veya dava açılması halinde ise temerrüt bu tarihte oluşur.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı ... ... Sigorta A.Ş. bakımından başvuru yapıldığı belirtilmediğinden, anılan davalı bakımından takip tarihi itibarıyla temerrüt oluşacağı belirtilmiş ve davacı tarafça bilirkişi raporuna göre karar verilmesi istenilmiş olmakla, bu davalı bakımından artık icra takibi itibarıyla temerrüdün oluştuğunun kabulü ile, buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmekte ise de söz konusu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. satırındaki “itirazın” ibaresinden sonra gelmek üzere “davalı ... ... Sigorta AŞ asıl alaclak 9.250,00 TL’den sorumlu olmak üzere” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ... Sigorta AŞ'ye geri verilmesine 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.