MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili asıl ve birleşen dava ile, müvekkiline ait park halindeki araca davalı sürücülerin kullandıkları araçların çarparak hasarladıklarını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.888 TL hasar bedeli, 500 TL gelir kaybı ve 600 TL değer kaybı toplamı 2.988 TL.yi kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının aracında hasar, gelir kaybı ve değer kaybı toplamının 2.800 TL olduğu, kazada davalı ...’in %75, davalı ...’un %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek,asıl dava yönünden davanın kısmen kabul ile, 2.100 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... den tahsiline, birleşen dava yönünden de davanın kısmen kabulü ile, 700 TL.nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı
... ve ...tan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2010 tarihinden itibaren 1.430 TL’ye çıkarılmıştır.
Mahkeme kararı anılan yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup davalı Bakanlığın temyize konu yaptığı miktar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.Bu nedenle davalı ...., vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince,
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, esas davanın teselsül hükümlerine göre açılmamış olmasına ve birleşen dava yönünden de tazminatın davalılar...., ve...., müşterek ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş bulunmasına göre , davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinin mahkeme hükmünün aleyhlerine olan miktarının kesin olması nedeniyle reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 4.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.