MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Uşak 1. İcra Müdürlüğü’nün 2006/5956 Esas sayılı dosyasında yapılan 14.12.2006 günlü hacze konu Caterpiller marka 225 model 75U531 seri numaralı paletli yükleyicinin üçüncü kişiye ait olduğunu,tescilsiz iş makinesi ile ilgili sahiplik belgesi yerine geçmek üzere faturasının bulunduğunu, mahcuzun haczin yapıldığı maden sahasının ruhsat sahibine kiraya verildiğini, borçluların burada taşeron olarak çalıştığını,mahcuzla ilgisinin olmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, kanıtlanamayan davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu ...), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delilere göre: “ “ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.)Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/13. maddesi kapsamında, alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için teminat karşılığında takibin durdurulması kararının verilmesi gerekir.
Somut olayda Mahkemece verilen 03.04.2007 günlü tedbir kararı teminat karşılığı verilmiş takibin durdurulması kararı niteliğinde değildir.
Bu nedenlerle yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddi yerine yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Asıl alacak olan 6.600,00.-TL’nin %40’ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline” tümcesinin çıkartılarak yerine; “İİK’nun 97/13. maddesinde aranan yasal şartlar oluşmadığından davalı alacaklının tazminat talebinin reddine” tümcesinin yazılmasına,hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.