Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişiler), ... 7. İcra Müdürlüğü’nün 2007/102 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4412 Talimat sayılı dosyasında yapılan 20.08.2008 günlü hacze konu menkullerin finansal kiralama sözleşmesi ile üçüncü kişi ... tarafından alındığını, borcunun devam ettiğini,borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, icra kefili olan üçüncü kişilerin ödemeyi geciktirmek için kötü niyetli olarak istihkak iddiasında bulunduklarını, borçlunun birisi babası,diğeri kardeşi olan davacılarla aynı ... yerinde ortak olduğunu,aynı adreste 2007 yılında yapılan hacizde vergi levhasının borçlu adına kayıtlı olduğunu,borçtan kurtulmak için aynı ... yerinin sonradan davacı ...’e devredildiğini belirterek davanın reddi ile tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin üçüncü kişi ... tarafından kanıtlanamadığı, diğer üçüncü kişinin ise 15.07.2009 günlü oturuma mazeretsiz katılmadığı için O’nun yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişilerin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulü uygulanır. Buna göre; diğer davacıdan bağımsız olarak açtığı davayı takip etmeyen davacı ... açısından, HUMK’nun 409/6. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden anılan davacı ile ilgili hüküm kurulmaması hatalı olmuştur.
2.Diğer davacının dayandığı finansal kiralama sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, mahcuzların sözleşme kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyorsa mülkiyetinin haciz tarihi itibarı ile üçüncü kişi ...’a geçip geçmediği yöntemince araştırılıp, öncelikle taraf sıfatının bulunup bulunmadığı irdelenmeden işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi de isabetli olmamıştır.
3.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ : Davacı üçüncü kişi ...’ın yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ...'a geri verilmesine 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.