MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ : Rize Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dava ile de, aynı kaza sonucunda davacı ...’a ait araçta oluşan hasar için 5.900 TL talep edilmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; asıl davanın kısmen kabulü ile, 6.729 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. HUMK’unun 275. maddesi hükmüne göre, mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
Somut olayda Kaza tespit tutanağında, sürücü...’ ın kullandığı ... plakalı araç ile sürücü Kenan’ ın kullandığı... plakalı aracın kavşakta çarpıştığı ve sürücü... kavşakta geçiş önceliğine uymadığı için asli, sürücü Kenan ise kavşakta hızını azaltmadığı için tali kusurlu olduğu, mahkemece keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda ise, davalı ...’ın %70, davacı ...’ın %30 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Ayrıca uzmanlığı anlaşılamayan bilirkişi ile tek taraflı olarak yapılan tespit dosyasındaki kusur oranının hükme esas alınması da mümkün değildir. O halde, kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve taraflara atfedilecek kusur dağılımının belirlenmesi yönünde İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan gerekçeli, ayrıntı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bette açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacı ...'a geri verilmesine 11.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.