MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1834 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 18.03.2010’da haciz konulan ... plaka sayılı aracın noterde yapılan sözleşme ile 11.02.2010‘da üçüncü kişi tarafından satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından hacizden önce satın alındığı ve mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiği“ gerekçesi ile istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, üçüncü kişinin İİK 96. 97. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Haçlar Kanunu'nun 123/son maddesi uyarınca bankalar, sadece yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca
kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler açısından, yani kendileri için kredi temini ile bunların teminatlarına ilişkin ve bununla sınırlı bir alanda yargı harçlarından istinsa tutulmuş olup, bu düzenleme kendi verdikleri kredilerin
teminatlandırılması ve tahsili işlemleri için uygulanamaz. (HGK 06.10.2010-2010/12-443 E.2010/471 K.)
Somut olayda, harcın konusunu oluşturan işlem, davalı alacaklı bankanın kullandırdığı kredinin zamanında ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibinden kaynaklanan istihkak davasına ilişkin olup, alacaklı bankanın karar ve ilam harcından istisna tutulmasını gerektirecek yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle davada haksız çıkan alacaklı Banka'ya nispi karar ve ilam harcının yükletilmemesi isabetli olmamıştır.
Öte yandan kamu düzeni ile ilgili hususlara aykırı davranılması aleyhe bozma yasağı kuralı kapsamı dışında kalır ve re'sen incelenebilir. Yargılama harçları ile ilgili hatalarda kamu düzenine ilişkin olup bozma nedenidir.
Ne varki, belirtilen yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 3.bendindeki "harçlar peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" tümcesinin ve 4.bendindeki "Davalı harçtan muaf olduğundan talep halinde yatırılan peşin harcın davacı tarafa aidesine" tümcesinin çıkarılarak yerine "alınması gereken 553,80 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 17,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 536,65 TL. harcın davalı alacaklıdan alınarak Hazineye gelir kaydına" tümcesinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 536,65 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.