Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, ... 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1547 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca,... 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/500 Talimat sayılı dosyasında yapılan,09.03.2006 günlü hacze konu (yapıların bünyesinde kullanılmayan) menkullerin borçluya ait olduğunu, ancak haciz sırasında yüklenici firma proje müdürünün mahcuzların davalı üçüncü kişiye ait olduğu yönünde beyanda bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, takip borçlusu hakkında verilmiş iflas kararı bulunduğu için taraf ehliyetinin kalmadığını,takip düştüğünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan ispat yükünün alacaklı tarafa ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (müflis) borçlu, adına çıkartılan davetiye tebliğ edilememiş, iflas idaresinin davaya dahil edilmesi de sağlanmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre;“dava konusu 09.03.2006 günlü haczin uygulandığı ... Kadın Cezaevi İnşaatı Şantiye Sahası’nda haczedilen menkullerin,inşaatın taşeronu takip borçlusu ... ... İnş. Ltd. Şti.ne ait olduğunun belirlendiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Takip borçlusu hakkında verilmiş iflas kararı bulunmaktadır. İİK’nun 193/2. maddesi uyarınca, iflasın kesinleşmesi ile borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceğinden, dava da konusuz kalacaktır.
Bu durumda konusuz kalan davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekalet ücretinin tamamının davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekecektir.
Mahkemece borçlu hakkındaki iflasın kesinleşip kesinleşmediği, davanın açılmasına neden olan tarafın kim olduğu konularında gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ : Davalı üçüncü kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 7.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy