MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı alacaklı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.11.2010 Salı günü davacı 3.kişi ... vekili Avukat ... geldi. Davalı alacaklı ... Faktoring Hizmetleri AŞ. tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı 3.kişi vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 23.İcra Müdürlüğünün 2008/13012 Esas sayılı dosyasından, haczedilen 06 KA 620 plakalı aracı 08.01.2008 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile borçludan satın aldığını, aracın trafik kaydı üzerine haczin satıştan sonra konulduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını ve aracı adına tescil ettirmeyen davacının kusurlu olduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının aracı hacizden önce satın aldığından bahisle davanın kabulüne ve noterde düzenlenen sözleşme ile aracı satın alan davacının istihkak iddiasını kötü niyetle itiraz ettiğinden bahisle alacaklı aleyhine hacizli malın değeri üzerinden tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan 3.kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
1.Dava konusu aracın trafik kaydına haciz 20.11.2008 tarihinde konulmuş olmasına karşın davacı 3.kişi istihkak iddiasını 08.02.2010 tarihinde icra müdürlüğüne bildirmiş ve davasını 08.03.2010 tarihinde açmıştır. Alacaklı haciz tarihinden itibaren bir yıl içinde satış talebinde bulunmamıştır.
İİK.’nun 106. maddesi gereği, alacaklı haczedilen aracın satışını hacizden itibaren engeç bir yıl içinde istemediğinden aynı yasanın 110.maddesi uyarınca araç üzerindeki haciz kendiliğinden kalkmıştır.
Bu durumda, dava tarihinde istihkak davası açabilmenin ön koşulu olan geçerli bir haciz bulunmadığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise, istihkak davasının kabulü üzerine davacı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İ.İ.K.'nun 97/15. maddesi uyarınca alacaklının kötü niyetinin gerçekleşmesi gerekir. Alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasına karşı çıkması kötü niyetli bir davranış olarak nitelendirilemez. Alacaklının kötü niyeti kanıtlanmadığından tazminatla sorumlu tutulması da isabetsizdir.
Öte yandan, tazminat matrahını, takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değer oluşturduğu halde fazla olan hacizli mal değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi de hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı alacaklı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 9.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy