MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipte, Sincan 2.İcra Müdürlüğünün 2009/402 Tal. sayılı dosyasından 24.2.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminde, müvekkili tarafından içerisindeki tüm ekipmanları ile birlikte borçlu şirketten satın alınan işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, davacının istihkak iddiasını kabul ettiklerini bir itirazlarının olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; 3.kişi ile borçlu arasındaki satış işleminin hacizleri engellemek için yapılan muvazaalı bir işlem olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi, davalı borçlu ve katılma yoluyla davalı alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekili ile davalı borçlu vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davalarında takip konusu alacak tutarı ile haczedilen malın değerinden hangisi daha az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin III.kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; mahkemece, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı alacaklı yararına takip konusu alacak miktarından daha az olan mahcuz malın değeri 124.400,00 TL. üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekili ile davalı borçlu vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının vekalet ücreti ile ilgili olan (4) nolu bendindeki “330,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “11.164,00 TL.” rakamının yazılmasına ve hükmün davalı alacaklı taraf yararına
düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25'er TL kalan onama harçlarının temyiz edenler davacı 3.kişi, davalı borçludan ayrı ayrı alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 21.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.