MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko sigortalı olduğunu, aracın kaza sonrasında hasar gördüğünü ileri sürerek, dava dilekçesi ile 10.000,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 30.150,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini, ıslahın zamanaşından reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ıslah dilekçesi ile talep edilen tazminatın zamanaşımından reddine, davanın kısmen kabulü ile 5.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan sigorta tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, sigortalıya ödenmesi gereken tazminat tutarı, aracın piyasa değeri olan 30.150,00 TL'dir. Dava dışı trafik sigortası tarafından davacıya ödenen tazminat tutarı 4.500,00 TL olup, bu durumda davacının gerçek zararı, 25.650,00 TL'dir. Mahkemece, ıslah ile artırılan tazminat tutarı yönünden ıslahın zamanaşımından sonra yapıldı-
2010/7425
2010/11361
ğı gerekçesi ile red kararı verilmiş, ödenen 4.500,00 TL'nin dava dilekçesinden talep edilen 10.000,00 TL'den mahsubu ile bakiye tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davacının gerçek zararının 25.650,00 TL olduğunun anlaşılmasına göre, dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL'nin kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen kısım üzerinden davalı yararına 2.911,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 3.516,50 TL'ye hükmedilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.