(818 S. K. m. 41, 42, 45)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların maliki ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu araç ile müvekkillerinin murisi idaresinde bulunan motosikletin çarpıştığını, davacılar murisinin bu kazada vefat etmesi nedeniyle desteklerini yitirdiklerini, davalı sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 51.236 TL. aldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere murisin eşi A. için 10.000 TL. çocukları A. için 2.000 TL., A. için 3.000 TL. maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 43.703,65 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili davacılara ödeme yapılarak ibraname alındığını, sorumlulukları kalmadığını davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Davacı A. için 32.214,85 TL. A. için 4.803,45 TL. A. için 6.685,35 TL. maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş hüküm davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacılar, murislerinin trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir. Davacı A. ölenin eşi olup olay tarihinde 32 yıl 6 ay 7 gün yaşın da olduğu halde destek süresi belirlenirken 33 yaşın esas alınması gerekirken 32 yaşında olduğu kabul edilerek tazminat hesabı doğru görülmemiştir.
3-) Davacılar A. ve A. ölenin oğulları olup hükme esas alınan rapora göre 19 yaşına kadar destek alacakları kabul edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre erkek çocuklara 18 yaşın ikmal edilmesine kadar destek olunması gerektiği, ancak desteğin yardım ve bakımına ihtiyacı olduğunun tespiti halinde bu sürenin 18 yaşın üzerine çıkabileceği kabul edilmiştir. Bu hale göre davacılar A. ve A.'nin destek aldığı süre belirlenirken, 18 yaşından sonra destek almalarını gerektirir herhangi bir durum iddia ve tespit edilmediğine göre destek süresinin hesabında 18 yaşın esas alınması gerekirken 19 yaşın esas alınarak fazla tazminat hesap edilmesi doğru görülmemiştir.
4-) Mahkemece hükme esas alınan 8.1.2010 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan 19.11.2008 tarihi esas alınarak hesaplama yapılmış ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmiş ise de bu şekli ile rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş hüküm tarihine en yakın tarih itibariyle destekten yoksun kalma tazminatının belirlenerek davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin davacılara ödendiği tarihten hesap tarihine kadar geçen süre için yasal faizi işletilerek güncellenmesi ve elde edilen rakamın davacılar için belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından düşülerek tazminatın belirlenmesi için aktüerya uzmanı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapılan bilirkişi raporunun esas alınması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine geri verilmesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy