(1086 S. K. m. 275, 284) (818 S. K. m. 41, 43)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı sigorta şirketi vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik/sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, 3.551.10.TL hasar bedelinden, davalı sürücünün % 70 kusur oranına isabet eden 2.485.77.-TL'nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sami, kusura itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili, kazanın iddia edilen şekilde gerçekleşmediğini, araçlardaki hasarlı kısımların uyuşmadığını, davacı hakkında Antalya C. Başsavcılığı'nda soruşturma açıldığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın kabulü ile, 2.485.77.-TL'nın, 12.12.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.'nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır. Mahkemece, tespit bilirkişi raporundaki kusur oranı ve hasar miktarına göre karar verilmiş ise de, tespit raporu davalının itirazına uğradığından hükme esas alınamaz.
Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, davacı hakkındaki C. Savcılığı soruşturma dosyası getirtilerek, taraf delilleri toplanıp, kusur ve hasar konusunda uzman başka bir bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine geri verilmesine 18.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy