MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ... ...’e ait, davalıya kasko sigortalı aracın, 23.07.2004 tarihinde meydana gelen silahlı saldırıda hasara uğradığını, aynı gün murisin vefat ettiğini, mirasçılık meselesi halledildikten sonra davalı ... şirketine müracaat edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, 6.000.00 TL’nın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, KTK.’nun 109. maddesi uyarınca talebin 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, hasara ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, 23.07.2004 günü meydana gelen olayda sigortalı aracın hasarlandığı, davacıların murisi ... ...’ün vefat ettiği, davacıların, mirasçı olduklarını öğrendikleri 13.03.2007 tarihinden hemen sonra davalı ... şirketine hasar bedelinin ödenmesi için başvurdukları, ancak talebin reddedildiği, davalının tazminat ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, zamanaşımı def’i reddedilerek, davanın kısmen kabulüne, ekspertiz raporunda belirlenen 5.867.55 TL’nın, 23.05.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili zamanaşımı def’inde bulunulmuş, mahkemece, davacıların mirasçı olduklarını öğrendikleri 13.03.2007 tarihli veraset ilamından hemen sonra ödeme için davalı ... şirketine başvurdukları, ancak 23.05.2007 tarihli yazı ile talebin reddedildiği, davalının tazminat ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle zamanaşımı def’i reddedilmiştir.
TTK.’nun 1268. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları C.9. maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi ise, aynı Yasa’nın 1299. ve Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.1. maddesi uyarınca, sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük (... günü) ihbar tarihinin son günü olmaktadır.
Somut olayda, kazanın 23.07.2004 tarihinde meydana gelmesinden sonra yapılan ihbar üzerine davalı şirketçe 29.11.2004 tarihinde eksper incelemesi yapılmış ve 02.01.2008 tarihinde bu dava açılmıştır.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/124 Esas ve 2006/58 Karar sayılı davası, davacıların babası (murisi) ... ...ve resmi nikahlı ikinci eşi İlknur ...’ün ölüm anının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, her ikisinin de aynı anda vefat ettiklerinin tespitine 07.03.2006 tarihinde karar verilmiş, hüküm, Yargıtay incelemesinden geçerek 07.12.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Bu karara istinaden, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 13.03.2007 tarih, 2005/1358 Esas ve 2007/381 Karar sayılı veraset ilamında, mirasın tamamı 2 pay kabul edilerek, 1’er payının davacılar ... ve ...’e aidiyetine karar verilmiştir. Anılan davaların sonuçları, davacıların yasal mirasçılık sıfatlarına ve dolayısıyla aktif dava ehliyetlerine etkili olmayıp, murisin ikinci eşi İlknur ...’ün mirasçı olup olamayacağı yönünden etkilidir. Mahkemece, veraset ilamından sonra davanın zamanında açıldığı kabul edilmiş ise de, zamanaşımını kesen sebepler B.K.’nun 133. maddesinde düzenlenmiş olup, veraset ilamı alınması bu madde kapsamındaki zamanaşımını kesen sebeplerden değildir.
O halde mahkemece, sigortalı ve dolayısıyla kanuni mirasçıları olan davacılar yönünden, TTK.’nun 1299. maddesi
ve Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.1. maddesine göre belirlenen 30.07.2004 tarihinden itibaren davanın açıldığı 02.01.2008 tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı gerçekleşmiş olduğundan, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Sigorta AŞ'ye geri verilmesine 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.