17.HUKUK DAİRESİ
Davacı T. ... Bankası A.Ş. ile Davalılar ... Otomotiv İmalat San. ve Tic. A.Ş., ..., ... Kuvvet aralarındaki dava hakkında ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 22.9.2008 gün ve2003/783-2008/586 sayılı hükmün Dairenin 8.10.2009 gün ve 2009/7506-6074 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan ... Otomotiv İmalat San. ve Tic. ...nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında haczi kabil mallarının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı davalılardan ...’a sattığını, diğer davalı ... Kuvvet’in borcun kefili olduğunu öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan ..., taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, diğer davalıların durumunu bilmediğini ve iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece davalılardan ... Kuvvet aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne ve bu davalılar arasındaki tasarrufun icra takip dosyasındaki borç miktarı ile sınırlı olarak iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan temyiz incelemesi sonunda davanın Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkin olduğu aynı yasanın 278/2 maddesi uyarınca akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde olup iptale tabi olduğu, borçludan mal satın alan kişinin iyi niyetine bakılmayacağı ve somut olayda tasarrufa konu edilen taşınmazın, üzerindeki 38.000.00 YTL. ipotek ile birlikte 38.500.00 YTL. bedelle davalı borçlu şirket tarafından diğer davalı ...’a satıldığı, bilirkişi raporuna göre taşınmazın tasarruf tari-
hindeki gerçek değerinin 129.805,52 TL olduğu ve devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre ivazlar arasında fahiş fark olduğunun kabulü için en az bir misli fark olması gerektiği, taşınmaz üzerindeki ipotek bedelinin taşınmazın tapudaki satış bedeline eklendiğinde arada bir misli bedel farkının olmadığının anlaşıldığı, bedeller arasında fahiş fark bulunmaması ve davalı 3. kişinin kötü niyetinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmasına karar verilmiş, davacı vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili tarafından dayanılan ancak mehkeme getirtmediği mahkeme dosyaları ve dosya kapsamına göre davalı ... ile davalı borçlunun birbirlerini satıştan önce de tanıdıkları ve davalılar arasında gerçekleşen tasarrufun bu ilişkiden dolayı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/210 esas ve 2004/613 karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği anlaşılmış olmakla mahkeme kararının bozulması doğru görülmemiş, Dairemiz ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün yukarıdaki açıklamalar ışığında onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.10.2009 tarih 2009/7506 Esas ve 2009/6074 Karar sayılı ilamının kaldırılarak açıklanan nedenlerle mahkeme kararının ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 10.954,80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına 25/10/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy