MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarpması sonucu aracın pert olduğunu, davalı aracının sürücüsünün şerit ihlali yapması nedeniyle tamamen kusurlu olduğunu belirterek sovtaj indiriminden sonra kalan bakiye 5.700 TL araç bedelinin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kusur ve hasar yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Nakl. Paz. AŞ vekili, kazada davacı aracının sürücüsünün kusurlu olduğunu, alkollü ve ehliyetsiz şekilde araç kullandığını, şerit ihlalinin müvekkiline ait aracın sürücüsü tarafından değil davacı aracının sürücüsü tarafından yapıldığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini ve sigorta şirketlerine ihbarını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 5.700 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK'nun 275.maddesi uyarınca "mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir".
Trafik kaza tesbit tutanağında, davalı araç sürücüsü ...şeride tecavüz ettiğinden kusurlu, davacı araç sürücüsü...'ın kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tesbiti için mahkemenin 2008/56 Değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporunda, aracın onarımının ekonomik olmadığı, pertinin uygun olduğu bildirildiğinden kaza tesbit tutanağına istinaden davalı tarafın tamamen kusurlu olduğu iddiasıyla 5.700 TL araç bedelinin olay tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsili için iş bu dava açılmıştır.
Davalılar, kaza tesbit tutanağını, kusur oranını, davacının hasar yönünden tek taraflı olarak yaptırdığı, tesbit bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacı araç sürücüsünün şerit ihlali yaptığını, ehliyetinin bulunmadığını, olaya ilişkin ceza davası açıldığını belirterek kusur ve hasar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmişlerdir.
Dosyaya ibraz edilen ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2008 gün 2008/155-740 sayılı mahkeme ilamına göre; davalı araç sürücüsü... aleyhine taksirle adam öldürme suçundan ceza davası açıldığı, ATK olan alınan rapora göre, müteveffanın (...ı'ın) kanında 2,51 promil alkol tesbit edildiği, kazada sanığın (davalı taraf sürücüsü) tali kusurlu, müteveffanın asli kusurlu olduğu, tali kusura göre sanık hakkında ceza tayin edildiği, neticede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 16.1.2009 tarihinde kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yine, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/168 2010/105 sayılı kararında, müteveffa...'ın mirasçıları tarafından, davalı ... Nakl. Paz. AŞ ve sürücü... aleyhinde manevi tazminat davası açıldığı, bu kararda kusur yönünden inceleme yapılmaksızın yukarıda bahsedilen Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında ATK'ca yapılan kusur değerlendirmesine göre, davalı...'nun olayda tali kusurlu olduğu benimsenerek 11.2.2010 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararda kesinleşme şerhi bulunmadığından kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamıştır. Kaldı ki, BK'nun 53.maddesi gereğince, hukuk hakimi, ceza mahkemesinde tesbit edilen maddi vakıalarla bağı olup, kusur oranı yönünden bağlı değildir.
Bu durumda; davalılar açıkca kusur ve hasar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını istemelerine rağmen eldeki dosyada mahkemece kusur ve hasar yönünden hiçbir inceleme yapılmaksızın kaza tesbit tutanağı, ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/135-749 karar sayılı, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/168 2010-105 karar sayılı ve mahkemenin 2008/56 Değişik iş tesbit dosyalarından bahsedilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece, ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/135-749 karar sayılı, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/168 2010/105 karar sayılı dava dosyalarının getirtilmesinden sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur ve hasar uzmanı bilirkişi kurulundan tarafların araçlarındaki çarpma noktaları hasarlı kısımları ve dosyalardaki diğer deliller tartışılarak, davalıların itirazlarına cevap verecek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli kusur ve hasar raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; davalı ... Sigorta AŞ, davalı taraf aracının ...'cısıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 98 ve 99/1.maddelerinde, trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğü, rizikonun ihbarı ve gerekçeli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde yerine getirmek şeklinde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu sebeple usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muaceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden bahsedilemez.
O halde mahkemece, davacı vekiline, usulüne uygun olarak davalı ... şirketine dava açılmadan önce başvurusu olup olmadığı, başvuru mevcutsa tesbit edilecek tarihe 8 işgünü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten, başvuru yoksa, dava tarihinden itibaren davalının temerrüte düştüğü kabul edilerek, bu tarihten faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Nakl. Paz. AŞ vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 24.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.