MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında, Hakem Heyetince verilen 12.07.2010 gün, 2010/126-27 Esas ve 2010/249 sayılı Karar, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiş ve Kadıköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce Daire’mize gönderilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı sigortanın ödeme yapmadığını belirterek, 111.905.00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücü değişikliği yapıldığını, sürücü olduğu iddia edilen...’ın dışında araçta bulunan diğer iki şahsın alkollü olduklarını, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5. maddesi uyarınca zararın teminat dışında kaldığını, ihbar yükümlülüğünün kasten ihlal edildiğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek, talebin reddini savunmuştur.
Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, sürücü değişikliği yapıldığına ve sürücünün alkollü olduğuna ilişkin savunmanın davalı ... şirketince ispatlanamadığı, hasarın teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile, 85.952.00 TL’nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.’nun 533. maddesi hükmü uyarınca, hakem kararları;
1- Tahkim müddetinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması,
2- Talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmesi,
3- Hakemlerin salâhiyetleri dâhilinde olmayan meseleye karar vermeleri,
4-Hakemlerin, iki tarafın iddialarından her biri hakkında karar vermemeleri, hallerinde temyiz olunurlar.
Açıklanan hususlar dışında ayrıca, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 28.01.1994 gün, 1993/4 Esas, 1994/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda, tarafların tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözümlemelerini öngördüğü takdirde, hakemlerin bu kurallar çerçevesinde karar vermek zorunda oldukları, buna aykırı karar vermelerinin temyiz sebebi oluşturacağı kabul edilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı vekilinin hakem kararına karşı ileri sürdüğü temyiz sebepleri, anılan Yasa hükmü ve İçtihadı Birleştirme Kararı’ndaki sebeplerden birine dayanmadığından reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hakem kararının ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.828,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.