(2918 S. K. m. 111)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, müvekkilinin içinde bulunduğu araca çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, kazanın hemen sonrasında müvekkilinin zor durumda kalmasından yararlanarak ibraname alındığını, ancak bunun geçersiz olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, limit ve kusura göre sorumlu olduklarını savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davacı için ödeme yaptıklarını ve ibraname aldıklarını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacı ile birlikte babası tarafından 2.500,00 TL ödeme karşılığı ibraname verildiği ve sözleşme yapıldığı, bu sözleşmenin iradi olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki tazminat davalarında, davadan önce yapılmış ödemelere ilişkin olarak, anılan kanunun 111. maddesinde; Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasa hükmüne göre, hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça istenmesine gereke olmayıp dava sırasında bu husus ileri sürülebilir.
Mahkemece, davacıya yapılan ödeme ile ibraname alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı savunmasında, içinde bulunduğu zor durum nedeniyle kendilerinden ibraname alındığını belirtmiştir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan yasa hükümleri de nazara alınarak, davacının gerçek zararının belirlenmesi, buna göre kazadan kısa bir süre sonra düzenlenen ibranamenin, gerçek zararı karşılayıp karşılamadığı ve bu anlamda ibranamenin geçerli olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına bozulmasına, peşin alınan harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.12.2010 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy