(2004 S. K. m. 33)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün 2006/593 Tal. sayılı dosyasından uygulanan 31.3.2006 tarihli haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, mahcuzların 3.kişiye ait olduğunu ve davayı kabul ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 27.1.2009 gün ve 2008/10892-2009/873 sayılı ilamı ile borçlunun açtığı dava sonucu verilen ve kesinleşen zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararına karşı alacaklı tarafından açılan alacağın tespiti davasının sonucunun beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığından bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; icranın geri bırakılması kararına karşı açılan davada alacaklının davasının reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, buna göre, borçlu adına yapılan tüm hacizlerin kalkması gerektiği, ancak, davacı 3.kişinin mahcuzların kendisine ait olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, somut olayda; İstanbul 1.İcra Hukuk mahkemesinin 06.7.2006 gün ve 2006/769-1262 sayılı kararı ile takip dayanağı çek yönünden 6 aylık zamanaşımının gerçekleşmiş olması nedeniyle, İİK. nun 33/a maddesi uyarınca, borçlu hakkındaki icranın geri bırakılmasına karar verilmiş olduğu, kararın kesinleştiği, bu karara karşı alacaklı tarafça açılan alacağın tespiti davasında, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.9.2009 gün ve 2007/40 Esas, 2009/228 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın da 01.2.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahcuzlar üzerindeki haciz kendiliğinden kalkmış olacağından ve eldeki davanın konusu kalmayacağından, mahkemece, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve dava açıldığı tarihte haksız olup, dava açılmasına neden olan tarafın yargılama giderleriyle sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine, 16.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy