MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın, müvekkillerinin oğulları ve kardeşleri olan ... 'ın kullandığı motorsikletle çarpışması sonucu ...'ın vefat ettiğini, aynı kazafa ...'ın kullandığı motorsikletin arkasında oturan davacı ...'ın yaralandığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ...'ın yaralanması nedeniyle 1.000 TL maddi, oğullarını kaybeden davacılar ... ve ... için 1.000 TL maddi, davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacılar ...,...,..., her biri için 7.000 TL olmak üzere toplam 58.000 TL manevi tazminatın-davalı ... şirketi poliçe kapsamında sorumlu olmak üzere- kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.11.2010 havale tarihli ıslah dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini davacı ... için 12.669,54 TL, davacı ...,... için 10.916,67 TL,
davacı ...'ın iş gücü kaybı zararını 39.600,31 TL, cenaze, tedavi ve yol gideri taleplerini de 3.636,86 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili beyanlarında özetle davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda müvekkilinin aracının sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığını, bu nedenle ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 39.600,31 TL maluliyet tazminatı, 12.669,54 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 3.636,86 TL cenaze ve tedavi gideri olmak üzere toplam 55.906,71 TL maddi tazminatın, davacı ... için 10.916,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacılar ...,...,... için 5.000'er TL olmak üzere toplam 45.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan olumlu ve yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada davacı ...'nin geliri ile ilgili ... Mühendislik ...Tic.Ltd.Şti.'nin 30.05.2006 tarihli, davacının 15.03.2006-20.05.2006 tarihleri arasında işyerinde net 750 TL ücretle çalıştığına dair yazısı mevcut olup, mahkemece hükme esas alınan 14.10.2009 tarihli bilirkişi raporunda, davacının geliri bu belgeye itibar edilerek asgari ücretin 1.97 katı olarak kabul edilmiş ve hesaplama bu miktar üzerinden yapılmıştır. Sadece ilgili firmanın adi belge niteliğindeki yazısı gelirin tespiti için yeterli olmayıp, mahkemece davacı ...'nin geliri hususunda ilgili kurumlardan maaş bodrosu ve diğer belgeler getirtilerek gelirin tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
3-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, davalı ... şirketinin hükmedilecek tazminatlardan poliçe kapsamı ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Davalı ... şirketi aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup manevi tazminattan sorumlu değildir. Davacılar vekilide manevi tazminat talebinde bulunmadığı halde mahkemece davalı ... şirketi yönünden bu talebin reddi ile davalı ... lehine nispi vekalet ücretine karar verilmesi isabetli doğru değildir.
Kabule göre de;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/4 maddesine göre " Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." Hal böyle iken, mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı
... vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı ...'a geri verilmesine 26.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy