Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8148 Esas sayılı dosyasında trafik kayında haciz konulan... plaka sayılı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce satın alındığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takibin kesinleşmesi üzerine borçlu adına kayıtlı aracın trafik kaydına haciz konduğunu, üçüncü kişinin istihkak davasını yasal süresi içinde açmadığını, ayrıca borçlunun danışıklı olarak satış işlemini yaptığını, satış bedelinin düşük olmasının da bunun kanıtı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın üçüncü kişiye ait olduğu, ancak noter satışı ile ilgili tescil işleminin yaptırılmadığı, istihkak iddiasının kabulü gerektiği, ancak davalı alacaklıya kusur atfedilemeyeceğinden kendisine karşı açılan davanın reddi gerektiği" gerekçesi
ile istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına, alacaklı yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından alacaklı lehine vekalet ücreti; borçlu aleyhine bakiye karar ve ilam harcı takdir edilmesi yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davanın açılması ile birlikte istihkak iddiasından haberdar olan alacaklı tarafın, istihkak iddiasını kabul ettiği yönünde bir beyanı ya da haczin kaldırılması ile ilgili bir girişimi bulunmamaktadır. Bu nedenle harç dâhil, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan alacaklı tarafa yükletilmesi, nispi vekalet ücreti ve bakiye karar ve ilam harcı hesabında da hacizli malın değerinden daha az olan alacak miktarı (8.146,98.-TL) üzerinden hesaplama yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı biçimde karar verilmesi hatalıdır. Bununla birlikte yargılama giderleri ile borçlu aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesi ve vekâlet ücretinin miktarı konularında yapılan yanlışlıklar temyiz edenin sıfatına ve ileri sürülen temyiz nedenlerine göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama harçları ile ilgili yanlışlık ise kamu düzeni ile ilgilidir ve re’sen incelenebilir.
Kabule göre de; davanın açılmasına neden olan taraf alacaklı olduğuna göre davacı üçüncü kişi aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin dikkate alınmaması hatalıdır ve bozma nedenidir.
Ne var ki belirtilen yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 3. bendindeki “270,00.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 67,50.-TL harcın mahsubu ile bakiye 202,50.-TL harcın davalı İpekyol’dan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alacak miktarı olan 8.146,98.-TL üzerinden alınması gereken 439.93.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 67,50.-TL harcın mahsubu ile bakiye 372,43.-TL’nin davalı alacaklıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına; 6. bendindeki “Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre
600,00.-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ...’e ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davanın açılmasına neden olan alacaklı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.