MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 21.06.2011
...
...
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.10.2012 Salı günü davacılar vekili Av. ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; 21/09/2005 tarihinde meydana gelen kazada davalının tam ve ağır kusurlu olarak davacıların murisine çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini belirterek, davacı eş, anne ve baba için 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen; toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili; Müvekkilinin davacılara 28.03.2007 tarihinde 50.000,00 TL ödediğini ve ibraname aldığını öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; Davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için 134.228,05 TL, davacı ... için 13.535,19 TL, davacı ...için 7.132,08 TL maddi; Davacı ... için 20.000,00 TL,davacı ...
../....
-2-
2011/12652-2012/10766
Kurtulmuş için 10.000,00 TL, davacı ...için 10.000,00 TL, davacı ...için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'tan tahsiline; Davalı sigortacı tarafından davadan sonra poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığından davalı sigortacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yönelik maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve B.K.nun 47. Maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna göre, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... tarafından dava tarihinden sonra 28.3.2007 tarihinde ödenen 50.000,00 TL için ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işleyen faiz mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda maddi tazminat yönünden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Mülga 1086 sayılı HUMK.'nun 94/2. maddesi gereğince, davalı ... şirketinin aleyhine dava açılmasına sebebiyet verip vermediği araştırılmadan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 9.10.2012 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
../...
-3-
2011/12652
2012/10766
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta, davalıların sürücü- işleten ve ZMSS sigortacısı olduğu aracın, 21.9.2005 tarihinde davacıların desteğine çarparak ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle 22.2.2007 tarihinde davalılar aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı davası açılmış,
Dava dilekçesinin 8.3.2007 tarihinde tebliği üzerine davalı ... teminat limiti olan 50.000,00 TL.yi 28.3.2007 tarihinde davacılara ödemiş,
22.3.2011 günlü aktüer raporu ile davacılara sigorta şirketince ödenen 50.000,00 TL.nin rapor tarihi itibariyle güncellenmiş değerinin mahsubu sonucu davacı eşin 134.228,05 TL., davacı annenin 7.132,08 TL, davacı babanın da 13,535,19 TL. Destekten yoksunluk zararları hesaplanmış,
Mahkemece yargılama sonucunda 22.3.2011 günlü rapor esas alınmak suretiyle davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş,
Kararın davacılar vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluğun ".... 2. Davalı ... tarafından ödenen 50.000,00 TL için ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işleyen faiz mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda maddi tazminat yönünden karar verilmesi, 3-mülga 1086 sayılı HUMK.nun 94/2 maddesi gereğince davalı ... şirketinin aleyhine dava açılmasına sebebiyet verip vermediği araştırılmadan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasının" doğru görülmediği, görüşü doğrultusunda karar bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun 2 nolu bozma gerekçesine katılamıyorum.
Destekten yoksunluk zararı hesabında hüküm tarihine en yakın gündeki verilerin esas alınacağı Yüksek Yargıtay uygulaması ile açıklık kazanmıştır.
Bu tür davalarda dava dilekçesinde gösterilen değer harça esas olarak gösterilmekte, hüküm tarihine en yakın verilere göre yapılan aktüer hesabı ile belirlenen zarara mahkemelerce hükmedilmektedir.
../...
-4-
2011/12652
2012/10766
Destekten yoksunluk zararı miktar yönünden, hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle netlik kazanmaktadır.
Nitekim eldeki davada da, davacı vekilince dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat miktarı harca esas olmak üzere gösterilmiş, aktüer bilirkişinin 22.3.2011 günlü raporu ile zararın belirlenmesi üzerine davacı vekilince ıslah yoluna başvurulmuş, mahkemece 23.2.2011 günlü rapor esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmiştir.
Davalı sigortaca teminat limiti davacılara 28.3.2007 tarihinde ödenmiş olup davacıların destekten yoksunluk zararı 23.2.2011 tarihindeki veriler esas alınmak suretiyle belirlenmiştir.
Davacıların zararının tesbit edildiği 23.2.2011 tarihi itibariyle, zarar saptanmadan sigortanın ödeme yaptığı 28.2.2007 tarihi arasında yaklaşık 4 yıllık süre için bilirkişinin sigortaca ödenen bedeli güncelleyerek, güncellenmiş bu değeri hesaplanan tazminattan mahsup etmesi ve mahkemenin de bu hesabı esas alarak tazminata hükmetmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Aksi düşüncenin ve sayın çoğunluğun görüşünün kabulü halinde, tazminata 22.3.2011 tarihindeki verilere göre hak kazanan davacılar, sigorta şirketince ödeme yapılan 28.3.2007 tarihinden 22.3.2011 rapor tarihine kadar, ödenen 50.000,00 TL.nin güncellemede esas alınan yasal faiz tutarı kadar davalı aleyhine haksız zenginleşmiş olacaklardır.
Maruz nedenlerle sayın çoğunluğun 2 nolu bozma gerekçesine karşıyım.
...
Karşı Oy