MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen taşınmaz hukukuna ilişkin davada Tekman Asliye Hukuk Mahkemesi ve Tekman Kadastro Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, davacıların kendi köylerine ait olduğunu iddia ettikleri davalı köy adına kayıtlı meraya davalının haksız el atmasının önlenmesi istemine ilişkindir.
Tekman Asliye Hukuk Mahkemesince, dava devam ederken dava konusu parsel ile ilgili olarak kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tekman Kadastro Mahkemesi ise, bir başka köye ait meranın diğer bir köy merası olarak tespitle sınırlandırılmasına karar vermenin kadastro mahkemesinin görevi dahilinde olmadığı, mera aidiyeti ile ilgili karar yenilik doğurucu bir durum yaratacağı için bu tür davaların genel mahkemelerde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; davacıların, kadastro çalışmaları sırasında davalı köy tüzel kişiliği adına tespit görmüş olan mera vasfındaki taşınmazın, aslında kadimden beri kendi kullanımlarında olduğu iddiasıyla davalıların söz konusu taşınmaza el atmasının önlenmesini talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Davada tarafların iddia ve savunmalarına göre, davaya konu taşınmazın "mera" olarak vasıflandırılmasında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı gibi, mülkiyet hakkının
aidiyeti yönünden de bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı, mülkiyeti hazineye ait bir kamu malı niteliğinde olan mera üzerindeki uyuşmazlığın, yararlanma hakkının tesbiti ile müdahalenin önlenmesi yani eda ile ilgili olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesi hükmünce meralar üzerindeki yararlanma hakkının, genel bir deyimle meranın hangi köy tüzel kişiliğinin ya da belediyenin merası olduğunun saptanmasının kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu, Kadastro Mahkemesinin görevinin sadece taşınmazın mera olup olmadığını araştırmakla sınırlı olup, eğer taşınmaz mera ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16 ve 25. maddeleri hükümlerine göre sınırlandırma kararı vermekle yetinileceği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi gereğince müdahalenin önlenmesi davalarının Kadastro Mahkemesinde görülmesinin ancak mülkiyet hakkına dayanılması halinde mümkün olduğu, somut olayda ise dava aidiyete ilişkin bir haktan kaynaklanmakta, diğer bir ifadeyle meni müdahale davasının kabul veya reddi hususunun aidiyete göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmış olmakla, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel hukuk mahkemesi olan Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK’nun 22. ve 23. maddeleri gereğince Tekman Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.