MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine vergi borçları dolayısı ile icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlu ...’ın dava konusu taşınmazdaki payını davalı ...’a devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Şaban ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kardeş olan davalılar arasındaki tasarrufların 6183 sayılı kanun hükümleri doğrultusunda iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 3. kişi ...'ın borçlu ...'ın kardeşi olmasına, 6183 sayılı Yasanın 28/I-1 bendinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, buna ilaveten davalı ...'ın, kardeşi olan borçlu ...'ın alacaklılarından mal kaçırmak
ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (6183 m. 30) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Tasarrufun iptali davasında dava konusu olan malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması ve malı elinde bulunduran kimsenin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması veya bu kişiye dava yöneltilmemesi halinde üçüncü kişi hakkında malın elinden çıktığı tarihteki değerine hükmedilir. Bir başka anlatımla İİK'nın 283. maddesinde sözü edilen tazminat, borçludan 3. şahsa geçirilen, ancak 3. şahsın da elinden çıkarmış olduğu mallar yerine 3. şahsın davacının alacağından fazla olmamak üzere nakden ödemesi gereken tazminattır. Bu tazminata faiz uygulanamayacağı gibi üçüncü kişinin tazminatla yükümlü tutulması için 6183 sayılı Yasanın 27 ve devamı maddelerinde bildirilen iptal koşullarının da oluşması gerekir. Somut olayda, tasarrufa konu edilen dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından dava dışı ...'ye satılmış olması nedeniyle faiz yürütülmeksizin asıl alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde tazminata hükmedilmesi gerekirken mahkemece, tasarrufa konu malın gerçek değerine faiz yürütülmesi doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin tamamen çıkarılarak yerine “Dava konusu taşınmaz hissesinin 3. kişi davalı ...'ın elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri olan 4.500,00.-TL'nin tazminat olarak tasarrufun yapıldığı tarihe kadar (23.11.2007) tahakkuk eden vergi asılları ve bunların işleyecek faiz ve eklentileri ile sınırlı olarak davalı ...'dan tahsiline” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden
davalılara geri verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasası'nın 13/J maddesi uyarınca davacı ... Hazinesinden harç alınmamasına 16.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.