MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
-K A R A R-
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.10.2012 Salı günü davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, 17.225, 97 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının yol kenarında top oynadığı sırada kazanın meydana geldiği ve davacının asli ve ağırlıklı kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HUMK'nun 388 (HMK 297)maddesi uyarınca mahkeme kararında, İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
../...
- 2 -
2011/13204
2012/10753
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş olmasına rağmen gerekçe kısmında BK 47 maddesi uyarınca davacı lehine bir miktar manevi tazminat verilmesi gerektiği ancak kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi oluşturmamak için manevi tazminata hükmedilemediği belirtilmiştir. Bu durumda kısa karar ile gerekçeli karar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Kabule göre; Mahkemece, kusur raporu alınmadan ceza mahkemesince alınan kusur raporlarına itibar edilmiştir. Sarıyer Sulh ceza mahkemesinin 2007/865-2009/505 sayılı kararı ile sanık ... (%25) kusurlu olarak cezalandırılmış ve karar temyiz edilmeden 23.6.2009 tarihinde kesinleştir.
BK.53. maddesi uyarınca, ceza mahkemesince kabul edilen maddi vaka hukuk hakimini bağlar. Trafik kazasının, davalı ...'ın iddia ettiği şeklinde meydana geldiğine dair maddi vakanın kabulü halinde alınan kusur raporlarına göre davalı sürücü %25 oranında kusurlu olmasına rağmen, davacının “asli ve ağırlıklı derecede” kusurlu olduğundan bahisle maddi tazminat davasının tümden reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy