MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan...Şarapçılık Gıda San. Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları mal varlığı araştırması sırasında amme alacağının tahsilini önlemek amacıyla kendisine ait taşınmazı diğer davalı ...’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece satış işleminde muvazaa bulunmaması ve davalılar arasında yakın bir irtibat olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 28/2 maddesine göre “kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama hükmünde olup davalıların iyi niyetli olmaları önem arz etmemektedir. Yerleşik yargısal uygulamalara göre ivazlar arasındaki bir misli ve daha fazla fark fahiş olarak kabul edilmektedir. Somut olayda tasarrufa konu taşınmazın tapuda gösterilen
satış bedeli 5.000.00 TL. olup bilirkişi tarafından tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 20.025.00 TL. olduğu bildirilmiştir. Bu durumda ivazlar arasında dört mislinden fazla fark bulunması ve üçüncü kişi konumundaki davalı ...’ın gerçek bedeli ödediğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne ve davalılar arasında yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.