MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunamadığını ancak alacaklılardan mal kaçırma amacıyla kendisine ait taşınmazları diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu ettikleri 10 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından elden çıkarılması nedeniyle davasını bu taşınmaz yönünden bedele dönüştürmüştür.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece bedeller arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında kural olarak borcun doğum tarihinin iptali istenen tasarruftan öncesine ait olması gerekir. Borcun doğumundan önce yapılan tasarruflar iptal davasına konu olmaz. Somut olayda, icra takibinin dayanağını 13.08.2007 keşide tarihli çekin oluşturduğu, dava konusu tasarrufların ise 06.10.2006 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tasarrufların görünürdeki alacak tarihlerinden önceki tarihte yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak çek bir ödeme
vasıtası olup, dayandığı hukuki ilişkinin ve borcun doğum tarihinin, iptali istenen tasarruf tarihinden önceye ait olması mümkün olup diğer koşulların bulunması halinde tasarruf iptale tabi olur. Başka bir deyişle, alacağın çekin keşide tarihinden önce doğmuş olması her zaman mümkündür. Bu durumda mahkemece davacı taraftan çekin keşide edilmesine neden olan borcun doğumuna ilişkin hukuki veya ticari ilişkinin hangi tarihte olduğunun sorulması, davacı ve davalıların buna ilişkin varsa delillerinin istenilmesi, taraflar arasındaki temel ilişki incelenerek çekin düzenlenme nedeni olan alacağın hangi tarihte doğduğunun saptanması, borcun gerçekten satıştan sonra doğduğu sonucuna varılırsa davanın reddine karar verilmesi, şayet borcun satıştan önce doğduğu anlaşılırsa o takdirde İİK’nun 277 ve devamı maddelerinde yazılı koşulların olayda gerçekleşmiş olup olmadığı araştırılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.