(6762 S. K. m. 1301) (2577 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı İstanbul Büyükşehir Belediye vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.756,45 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, olayda davalı M. A. Ç.'ın %25, diğer davalı belediyenin yolda bulunan münferit çukur ve işaretleme eksikliği sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğunu, davalıların hasardan kusurları oranında sorumlu bulunduklarını ve davalı M. A. Ç.'a ait aracın trafik sigortasından 614 TL tahsil edildiğini bakiye 75 TL'sından davalı M. A. Ç.'ın %25 kusura göre 689 TL.sından davalı belediyenin sorumlu olduğunu belirterek toplam 764 TL.nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, kaza mahallinin köy hizmetlerinin sorumluluk sahası içinde kaldığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı M. A. Ç. hakkındaki davanın talep edilen tazminat miktarı davalının ZMMS şirketinden tahsil edildiğinden reddine, 666,75 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinden tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı İstanbul Büyükşehir Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Belediye vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında alan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, T.T.K.nun 1301 inci maddesine dayanılarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalılardan Belediye hakkında yolda bulanan münferit çukurları kapatmamak ve trafik işaretleme eksikliği sebebiyle açılan davada hizmet kusuruna dayanılmaktadır. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan Belediye kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan davaların idari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesi hükmü uyarınca idare aleyhine idari yargı yerinde tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine dair olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) dikkate alınması zorunludur.
Bu durumda davalı Belediye aleyhindeki davanın hizmet kusuruna dayanılarak açıldığının anlaşılmasına göre yargı yolu yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı belediye vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına iadesine, 29.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy