(818 S. K. m. 41, 42, 47) (2918 S. K. m. 91, 92)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı bulunan aracın, müvekkiline ait araca çarparak hasarlandığını, davalının ihbar üzerine hasar dosyası açtığını ve eksper incelemesi sonucu 15.938 TL hasar meydana geldiği tesbit edildiği halde davalının zararı karşılamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 7.500 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; 1.11.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 2.500 TL daha artırarak toplam 10.000 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, sigortalının kusuru oranında araç başına azami 15.000 TL poliçe teminatıyla sorumlu olduklarını, hasarın bu kaza sonucu meydana gelmediğini, davacı taraf aracının dava dışı G... Sigorta A.Ş.'ne sigortalı olduğu dönemde 9.11.2008 tarihinde karıştığı kazada tam ziya işlemi gördüğünü ve bu hasar onarımının uygun şekilde yapılmadığını, ayrıca o tarihteki kazayla davaya konu kazanın oluş şeklinin neredeyse aynı olduğunu, müvekkiline sigortalı aracın da 16.7.2007 tarihinde meydana gelen hasarı sebebiyle tam ziya işlemi gördüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle 10.000 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi trafik kazası sonucu davacı taraf aracına zarar veren aracın trafik sigortası şirketidir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı aracının davaya konu trafik kazasından önce dava dışı G... Sigorta AŞ'ne kasko sigortalı olduğu dönemde 9.11.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tam ziya işlemi gördüğünü ve bu hasar onarımının uygun şekilde yapılmadığını, ayrıca o tarihte meydana gelen trafik kazasının oluş şekliyle davaya konu trafik kazasının oluşunun neredeyse aynı olduğunu ileri sürmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı vekilinin böyle bir iddiada bulunduğu ancak bununla ilgili hasar dosyasını ibraz etmediği ve celbini istemediği, daha önce hasara uğrayarak tamir görmüş bir aracın hasarsız olanına göre değerinin elbette daha düşük olacağı, ancak bu konuda davalı tarafça delil ibraz edilmediğinden ve önceki hasarı bilinmediğinden aracın 2.el piyasa değerinin hasarsız emsaline göre belirlendiği bildirilmiştir. Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketinden, cevap dilekçesinde bildirilen davacı aracının 9.11.2008 tarihinde karıştığı trafik kazasına dair dava dışı G... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen hasar dosyasının numarasını bildirmesinin istenilmesi ve hasar dosyasının bulunduğu yerden getirtilmesi, daha sonra önceki raporu düzenleyen bilirkişiden tüm dosya kapsamı, 9.11.2008 tarihli kazaya dair hasar dosyası, davalının itiraz ve savunmaları göz önünde bulundurulmak suretiyle davacı aracının 9.11.2008 tarihli kaza sonucu onarımının uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, kazaların oluş şeklinin benzer olup olmadığı, davaya konu trafik kazası sonunda belirtilen hasarların meydana gelip gelmeyeceği kazayla hasar arasında uygunluk bulunup bulunmadığı, davacı aracının hasar tarihi itibariyle 2.el piyasa rayiç değerinin tesbiti hususlarında ayrıntılı, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı sigorta şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'ye iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy