(2004 S. K. m. 99)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı alacaklı vekili, Denizli 1. İcra Müdürlüğünün 2009/7 Esas sayılı dosyasından. 29.7.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu haciz adresinin borçlular tarafından işletilirken, sonradan danışıklı olarak üçüncü kişi anneye devredildiğini belirterek. İ.İ.K.nun 99 maddesine dayalı olarak üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ö... Nak Kargo Tic. Ltd. Şirketi temsilcisi, borçlu ve üçüncü kişi sıfatı bulunmadığından, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu C... Tur. Nak. Kargo Tic. Ltd. Şirketi, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı üçüncü kişi ise, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haczin üçüncü kişi elinde yapıldığından ispat külfetinin alacaklıya ait olduğunu, haciz adresinin tapu ve vergi kaydının davalı üçüncü kişi üzerine olduğu, borçlu C... şirketinin 8.7.2008 tarihinde faaliyetine son verdikten sonra üçüncü kişinin faaliyete başladığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İ.İ.K.nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
Dava konusu haciz 29.7.2009 tarihinde, borçlu C... Tur. Nak. Kargo Tic. Ltd. şirketine ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmıştır. İ.İ.K.nun 96/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı üçüncü kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir. Dosya içerisindeki belgelerden, davalı üçüncü kişinin borçlu C... isimli şirket ortakları R. ve A. K.'un anneleri olduğu, haciz adresinde 23.8.2002 tarihinden itibaren borçlu şirket faaliyette iken 8.7.2008 tarihinde faaliyetine son verdiği, hemen ertesi günü 9.7.2008 tarihinde davalı annenin aynı konuda ve aynı unvanla faaliyete başladığı anlaşılmaktadır.
Takip konusu borç her ne kadar bu tarihten sonra doğmuş ise de ödeme emrinin üçüncü kişinin faaliyete başladığı iddia edilen tarihten sonra 13.1.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olması, işyerinin alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olarak davalı anneye devredildiği ve bu işlemin danışıklı işlem niteliğinde olduğundan, davalı alacaklı yönünden sonuç doğurmayacağı açıktır.
Bu durumda, davacı alacaklının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı alacaklıya iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy