MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan ...Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan tasarrufun muvazaalı olması nedeniyle davanın kabulüne ve yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davaların açılabilmesi için alacaklı davacı tarafından borçlu davalı hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması gerekir. Ayrıca HUMK.nun 388 ve 389. maddelerinde mahkeme kararının taşıması gereken hususlar gösterilmiş olup, verilen kararla taraflara bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüt yaratmayacak şekilde sarıh ve açık yazılmalıdır. Sözü edilen yasa maddelerine uygun düşmeyecek şekilde, çelişkili ve infazda tereddüt yaratan mahiyette hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Somut olayda alacaklı davacı birden fazla icra takibine dayanarak tasarrufun iptali davası açmış, dayandığı icra takiplerinden bir kısmında borçlu davalı hakkında yapılan takip olmadığı halde hüküm fıkrasında bir ayırım yapılmadan infazda tereddüt yaratacak şekilde davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece alacaklı davacının dayandığı hangi icra takibi ile ilgili olarak tasarrufun iptal edildiğinin HUMK.nun 388 ve 389. maddelerine uygun biçimde hüküm fıkrasında açıkça yazılması gerekirken yazılı olduğu üzere infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'ya geri verilmesine 9.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.