MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait aracı ... tarafından işletilen otoparka bıraktığını, aracın ... isimli kişi tarafından habersizce yerinden alınarak kullanıldığı esnada kaza sonucu aracın hasarlandığını, aracın kasko sigortasını yapan davalı ...'nın aracı kullanan kişinin ehliyetsiz olması nedeniyle hasar bedelini ödemediğini, müvekkilinin aracı teslim ettiği davalı ...'in ve aracı kullanarak kazaya neden olan davalı ...'ın da hasardan sorumlu olduğunu iddia ederek ıslah ile birlikte 8.262,64 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, sigortalının aracını değnekçilik yapan kişiye bıraktığını, bu şahsın arkadaşı olan ehliyetsiz kişinin de aracı kullanarak kazanın meydana gelmesine neden olduğunu, hasarın bu haliyle teminat dışında kaldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar ... ve ..., cevap dilekçesi sunmamışlar ve duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi
ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-7.10.2004 tarih, 25606 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK'na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2010 tarihinden itibaren 1.430,00 TL'ye çıkarılmıştır. Islah dilekçesi ile müddeabih 262,64 TL artırıldığından, mahkemece ıslah edilen kısıma ilişkin verilen karar kesin olup kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin ıslah edilen kısma yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davanın esasına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ıslah edilen kısma yönelik temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 5.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy