(2004 S. K. m. 44, 96) (818 S. K. m. 179)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (üçüncü kişi) vekili, İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2008/4826 Esas sayılı dosyasında 20.3.2008 tarihli haczin yapıldığı iş yerini içindeki demirbaşları, malzeme ve siparişleri ile birlikte 17.3.2008'de borçlu şirketten devraldıklarını, mahcuzların borçlu ile ilgisinin kalmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin borçluya ait iş yerinde ve çalışanlarının huzurunda yapıldığını, bu sırada borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, bunlarda yer alan borçlu şirket kaşesinde haciz adresinin yazılı olduğunu, iş yeri devri ile ilgili İ.İ.K.nun 44. madde gereklerinin yerine getirilmediğini ve B.K.nun 179. maddesi gereğince devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu, belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, haczin uygulandığı iş yerini içindeki tüm demirbaş, malzeme ve siparişleri ile birlikte üçüncü kişi şirkete sattıklarını, mahcuzlarla bir ilgilerinin kalmadığını belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: üçüncü kişi ve borçlu arasındaki iş yeri devrine ilişkin İ.İ.K.nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirilmediği, B.K.nun 179. maddesi gereğince devralanın da 2 yıl süre ile işletmenin borçlarından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava, üçüncü kişinin İ.İ.K.nun 96. vd, maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2009/48 Esas sayı ile menfi tespit ve İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 232 Esas sayı ile borca itiraz davasının açıldığı, halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, davaya konu takip dosyası ile ilgili ise her ikisinde verilecek karar, görülmekte olan istihkak davasını doğrudan etkileyeceği için de sonucunun beklenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
Sonuç: Davacı üçüncü kişi vekilinin yukarda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı üçüncü kişiye iadesine, 12.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy