MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.535,44 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda tamamen kusurlu olduğunu, davalı hakkında Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2009/5475 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kusuru kabul etmediğini, U dönüşü yapmadığını, önünde seyreden bir başka araç aniden durunca kendisinin de fren yaptığını, bu sırada arkasından seyreden davacıya sigortalı aracın sürücüsünün kendisinin aracına arkadan çarptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2009/5475 sayılı dosyasına yaptığı itirazın 4.151,58 TL asıl alacak yönünden iptaline, faize yapılan itiraz yönünden davanın reddine, inkar tazminatının şartları bulunmadığından bu konudaki talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nun 1301.maddesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, zarara neden olan aracın işleteni ve sürücüsüdür. Trafik kazaları haksız eylem niteliğinde olduğundan davalı (işleten ve sürücü) kazanın meydana geldiği tarihten itibaren faizden sorumlu olup, temerrüde düşmesi için
ayrıca bir ihtara gerek bulunmamaktadır.
Ancak, kasko rücu davalarında faizin başlangıç tarihi sigorta teminatının sigorta ettirene ödendiği tarihtir.
Somut olayda, davacı ..., sigortalı araçta meydana gelen 5.535,34 TL hasar bedelini 5.12.2008 tarihinde sigortalısına ödemiş ve davalının kusur oranına isabet eden 4.151,58 TL asıl alacağın 5.12.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili istemiyle icra takibinde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece yargılama sonunda hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, davalının icra takip tarihinden (30.10.2009) önce temerrüde düşürülmediğinden bahisle faize yapılan itiraz yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı "davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2009/5475 sayılı dosyasına yapılan itirazın" ibarelerinden sonra gelen "asıl alacak yönünden (4.151,58 TL) iptaline faize yapılan itiraz yönünden davanın reddine" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine "4.151,58 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa 5.12.2008 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.