MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracı sürücü belgesi olmaksızın kullanan dava dışı sürücünün çarparak ölümüne sebep olduğu yayanın mirasçılarına davacının ödemek zorunda kaldığı destekten yoksun kalma tazminatının rücuan tahsili amacı ile başlatılan takibe araç maliki olan davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; aracı sürücü belgesi olmayan kişi kullandığı için davacının rücu hakkı bulunduğu, ancak bu hakkını akidine karşı kullanması gerektiği, davalının akidi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiye usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 5,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 12.3.2013 gününde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta, davacının ZMSS sigortacısı, davalının da maliki olduğu ... plakalı aracın 27.8.2004 tarihinde sürücü belgesiz ... yönetiminde iken ...'e çarparak ölümüne neden olduğu, müteveffanın hak sahiplerine destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, sürücünün ehliyetinin olmaması nedeni ile ZMSS Genel Şartları uyarınca rücu hakkının doğduğu, davalı aleyhinde yapılan icra takibine haksız yere itirazda bulunduğu iddiasıyla itirazın iptali istemi ile dava açılmış,
Davalı davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece "taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığı, icra takibine dayanak gösterilen poliçede davalının sigortalı olmadığı, bu nedenle davacının davalıdan talepte bulunamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
Davacı vekilinin temyiz istemi sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Dava, davalının işleteni bulunduğu aracın ehliyetsiz sürücü Yönetiminde iken neden olduğu kaza sonucu vefat eden kişinin yakınlarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının ZMSS Genel Şartlarının 4.maddesi gereğince sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Sigorta ettiren ile sigortacı arasındaki sigorta ilişkisinin esas konusu sigorta menfaatidir. Sigorta güvencesi ekonomik nitelik taşıyan, para ile ölçülebilen menfaatleri kapsar. Bu menfaat araba, ev vs. gibi maddi nitelikteki bir mal olabileceği gibi bir alacak, kar kaybı gibi para ile ölçülebilme imkanı sınırlı olan değerlerde olabilir. Bu noktada önemli olan söz konusu değerin sigorta güvencesine alınmasında kişinin menfaatinin bulunmasıdır. 6102 sayılı TTK 1408 maddesine göre sözleşmenin yapılması anında sigortalanan menfaat mevcut değilse sigorta sözleşmesi geçersizdir.
Doktrinde ve yargı kararlarında da benimsendiği üzere sigorta sözleşmesinin yapılması hiçbir şekle bağlı değildir. Sigorta ilişkisinin doğması için sigortacı ile sigorta ettirenin, sözleşmenin zorunlu unsurları üzerinde yazılı veya sözlü anlaşmaları yeterlidir.
Bütün sözleşmeler gibi sigorta sözleşmeleri de iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile meydana gelir.
Sigorta sözleşmesinin geçerliliği açısından sigorta poliçesinin düzenlenip düzenlenmemesi önemli değildir. Ancak sözlü şekilde yapılan sigorta sözleşmelerinde ispat sorunu ile karşılaşılabilir. Bu durumda sigorta poliçesi taraflar arasında bir sigorta sözleşmesinin bulunduğunu isbata yarar. 6102 Sayılı TTK 1424/3 maddesinde öngörüldüğü gibi sigorta poliçesinin bulunmadığı hallerde ise ticari defterler, tarafların beyanları vs. delillerden yararlanılarak sözleşmenin varlığı ispat edilebilir. (Sigorta Hukuku. Doç. Dr. Mustafa Çeker)
Somut olayda; ... plakalı aracın ... tarafından ...'a 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesinde öngörülen şekilde Ankara 10.Noterliğinin 9.4.2004 gün ... Y. Nolu satış sözleşmesi ile temlik edildiği,
Aracın ... mülkiyetinde iken 20.7.2004-20.10.2004 döneminde geçerli olmak üzere davacı tarafından ZMSS poliçesinin düzenlendiği,
Ancak araç işleteninin ... olmasına rağmen poliçede sigortalı olarak aracın önceki maliki ve sigorta poliçesinin düzenlenmesinde artık hukuki yararı kalmayan ... gösterildiği,
Poliçe dönemi içerisinde 27.8.2004 tarihinde araç sürücü belgesiz ... yönetiminde iken rizikonun gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Dava dışı ..., poliçenin düzenlendiği 20.7.2004 tarihinde aracın malik-işleteni olmadığından poliçenin düzenlenmesinde menfaati bulunmamaktadır. Bu nedenle dayanak poliçe 6102 sayılı TTK 1408 maddesi gereğince geçersizdir.
Davacının ZMSS Genel Şartlarına dayanarak açtığı davada davalı ... ile arasındaki sigorta ilişkisini her türlü delille ispatlaması mümkündür. Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davacı ... şirketine taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat zımnında tüm kesin delillerini sunması için süre verilmesi, TTK 1424/3 maddesi gereğince genel hükümlere göre davacıya ispat hakkı tanınması, gerekirse davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması, davacının delil listesinde "her türlü yasal delil"e dayanması nedeniyle davalıya yemin teklifi hakkının hatırlatılması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Karşı Oy
...
Full & Egal Universal Law Academy