MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik/sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu aracın neden olduğu trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla iş göremezlik ve tedavi giderleri için 1.000.00 TL maddi, 20.000.00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili, yetki itirazında bulunup, müvekkili şirketin bulunduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, zararın ispatlanması halinde kusur oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, kazanın ...'da meydana geldiği, davalı ...'in adresini... olduğu, davalı ... şirketinin merkezinin de ...'da bulunduğu anlaşılmakla mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “Dosyanın yetkili ve görevli ... İş Mahkemesi’ne gönderilmesine,“ denildiği halde, gerekçeli kararda “Dosyanın yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine,“ denilmiştir. Bu hal, 1086 sayılı HUMK.’nun 381/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre:
1086 sayılı HUMK.'nun 9. maddesinin 2. fıkrasında; “Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillerle anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir.
Yine aynı Yasa’nın 21. maddesinde ise, “Haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 2918 sayılı KTK.’nun 110 maddesinde ise; “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazının vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik ve tedavi gideri istemine ilişkindir. Bir davada, birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakkına sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Yargıtay'ın kararlılık gösteren uygulamasında da davada Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısının yer alması halinde, tazminat davasının bu davalının ikametgahında da açılmasının mümkün olduğu kabul edilmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen trafik sigortası poliçesi getirtilerek, nerede düzenlendiği, mahkemenin yetkili olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve(2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.