MAHKEMESİ :Eskişehir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekil tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu edilen 127, 319, 357, 1029, 1753, 1907, 1542 ve 1761 parsellerin dava dışı ... oğlu ... tarafından satılmış olmasına göre bu parsellerde 3. kişi ve 4. kişi durumunda bulunan davalı ..., ..., ... ve ... açısından davanın reddinde isabetsizlik olmamasına ve 1776 ve 1979 parsellerde 4. kişi durumundaki davalı ... açısından da iptal koşulları oluşmamasına göre davacı vekilinin bu yönlerdeki temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu kısma ilişkin onanması gerektiği vurgulanarak somut olayda mahkemece davanın tümden reddine karar verilmiş ise de borçlu ...’in davalı ...’e yaptığı tasarruflarda tapudaki satış bedeli ile tasarruf tarihindeki saptanan gerçek değerlere bakıldığında satışta bedeller arasında fahiş fark bulunduğunun anlaşıldığı, bedel farkı bulunan hallerde 3. kişinin iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, mahkemenin gerekçesinde belirttiğinin aksine olarak 3. kişiden satın alan 4. kişi ...’in iyiniyetli olmasının da borçlunun ...’e yaptığı
tasarrufun iptaline engel teşkil etmeyeceği ancak 4. kişi ...’in iyiniyetli olduğu belirlenmiş olmasına göre davanın, İİK’nın 283/2 maddesine göre üçüncü kişi ...’ün elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ettiği nazara alınarak bu değerler nispetinde ...’ün nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkum edilmesi gerektiği ayrıca İİK’nın 280. maddesine göre malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde de iptal edilebileceği bu nedenle borçlu ile davalı ...’ün birbirlerini tanıyıp tanımadığı, aynı köyden olup olmadığı, borçlunun mal kaçırma kastını bilen ya da bilebilecek durumda olan kişilerden olup olmadığının da tartışılmadığı, mahkemece yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmesinin isabetli olmadığına değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve davalı ...’ün taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki değerleri üzerinden bedelle sormlu tutulmasına karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı ...’e yapılan tasarrufta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY'nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, davalı ...’ün, köylüsü olan borçlu ...’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I), davacının, icra takibinde alacağın faiz ve ferilerini talep etmesi halinde, davacı tarafın asıl alacak ve ferilerinden oluşan alacağına, ikinci kez faiz yürütülmemesinin mümkün bulunmamasına, tasarrufun iptali
davalarında tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu taşınmazların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekmesine ve dava konusu olayda da tasarruf tarihindeki değerlerin, alacak miktarından daha az olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün
ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı 668,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.